14 Ekim 2012 Pazar

HAYIRLISINI NİYAZ ETMELİ


  Bilmek miydi önemli olan, hissetmek mi? hislerini dile dökmek mi, varlığıyla yetinmek, dile kilitler vurmak mı?
  Yetmez miydi hissebilmenin mutluluğu? Ne kadar şükretsek az değil miydi bu kadarına?
  Haram zamanda kavuşmak mı rızası olmadan Rabbin, helal vaktini beklemek mi vuslatın?
  Ne diyordu aşık ; Seversin, kavuşamazsın aşk olur. kavuşamamak mıydı bizi aşık eden, kavuşma duaları ederken?
  Geçici, kıymeti olmayan hevesler peşinde koşan, onları kovalayan insanlar oluvermiştik.  Kimseler gerçek olanı, helal olanı, hakiki sevdayı aramıyordu artık. Sahi neydi haram?   Yalnızca bir kavram,dillerden gönüllere inmeyen bir sözcük.. varlığını biliyor lakin rahatsız olmuyorduk hiçbirimiz.
   İkinci bakışı haram kılıyordu Yaradan. Ya biz? Kaçıncı kez görüyordu gözlerimiz haramı? Vakti geldiğinde “benimle harama baktı, hem de binlerce kez” diye hesap sorduğunda gözlerimiz, Rabbin emaneti gözlerimiz, verebilecek miyiz hesabını?
  Beş dakika gecikmeyi izah edemeye çekinirken annemize, bir ömrü izah edebilecek miyiz Rabbimize?
  “İsteyin vereyim” diyor Yaradan.. O’nun olanı O’nun rızası ile O’ndan istemek gerek. Olur olmadık zaman değil, helal zaman için hayırlısıyla dua etmek.. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder